Sosyal medya reklamlarında yapay zekâ, içerik üretiminde giderek daha fazla kullanılıyor. Ürün tanıtımları, kullanıcı deneyimleri ve tavsiye videoları da bu dönüşümün bir parçası.
Bir ürün tanıtım videosu düşünelim: Ekrandaki kişi, ürünü kullandığını ve sonuçtan memnun kaldığını anlatıyor. Oysa hem görüntü hem de ses yapay zekâ ile oluşturulmuş. Böyle bir reklamın hukuki değerlendirmesinde, içeriğin nasıl üretildiğinin yanı sıra tüketicide hangi izlenimi oluşturduğu da önem taşıyor.
Reklamlarda yapay zekâ kullanılması bütünüyle yasaklanmış değildir. Ancak açıklama yükümlülüğü, aldatıcı reklam yasağı, kişilik hakları ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallar birlikte değerlendirilmelidir.
2026 düzenlemesiyle neler değişti?
1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe girmiştir.
Değişiklikler; yapay zekâ ile oluşturulan reklamların yanı sıra sosyal medya etkileyicileri, hedefli reklamcılık, indirimli satışlar, çevresel beyanlar ve tüketici değerlendirmeleri gibi çeşitli alanları kapsamaktadır. Bu yazıda, yapay zekâ kullanılan reklamlara ilişkin açıklama yükümlülüğü ile gerçek kişilerin dijital kopyalarının kullanımına odaklanılmaktadır.
Hangi reklamlarda yapay zekâ kullanımının açıklanması gerekir?
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 18. maddesinin sekizinci fıkrası iki ayrı durumu düzenlemektedir:
- Tüketicilerin bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde etkileyecek şekilde yapay zekâ veya başka bir yazılım kullanılması.
- Yapay zekâ teknolojileriyle oluşturulan, insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere reklamda yer verilmesi.
Bu durumlarda söz konusu kullanımın açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilmesi gerekir. Dolayısıyla değerlendirme yalnızca satın alma kararına etkisiyle sınırlı tutulmamalı; reklamda kullanılan karakterin gerçek bir insandan ayırt edilip edilemediği de incelenmelidir.
Örneğin, ürünü kullanıp memnun kaldığını anlatan gerçekçi bir dijital karakter oluşturulması ile videonun arka planının düzenlenmesi aynı şekilde değerlendirilemez. İlk örnekte tüketici, gerçek bir müşterinin deneyimini dinlediğini düşünebilir. Karakterin yapay zekâ ile oluşturulduğunun açıklanması gerekir; ancak bu açıklama, gerçeğe aykırı bir müşteri deneyiminin sunulmasını kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Açıklama reklamın neresinde ve nasıl yer almalı?
Açıklama, tüketicinin reklamı değerlendirirken fark edebileceği biçimde sunulmalıdır. Uzun bir açıklama metninin sonuna eklenen belirsiz bir ifade, bu gerekliliği karşılamayabilir.
Yazının boyutu, okunabilirliği, ekranda kalma süresi ve sesli anlatımla uyumu birlikte değerlendirilmelidir. Bu hususlar yalnızca uygulama önerisi değildir. Yönetmeliğin 18–21. maddelerinde bilgilerin sunuluşuna, yazı boyutuna, alt yazıların ekranda kalma süresine ve okunabilirliğe ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bu nedenle açıklamanın biçimi belirlenirken reklamın yayımlandığı mecraya ve kullanılan yazı türüne uygulanabilecek kurallar dikkate alınmalıdır.
Gerçek kişinin dijital kopyası kullanılıyorsa nelere dikkat edilmeli?
Yönetmeliğin 27. maddesinin on ikinci fıkrası, gerçek bir kişinin yapay zekâ ile oluşturulmuş dijital kopyasının gerçeğe aykırı biçimde bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği veya kullandığı izlenimini verdiği ya da tavsiyede bulunduğu reklamları yasaklamaktadır.
Bir kişinin yüzünün veya sesinin kullanılmasına izin vermesi, gerçekte yaşamadığı bir ürün deneyiminin ona atfedilmesini kendiliğinden hukuka uygun kılmaz. Benzer şekilde, yapay zekâ kullanımının açıklanması da yanıltıcı içeriği hukuka uygun hâle getiren genel bir izin niteliğinde değildir.
Örneğin, bir oyuncunun dijital kopyasının “Bu ürünü her gün kullanıyorum.” dediği bir reklamda, oyuncunun ürünü gerçekten bu şekilde kullanıp kullanmadığı ve kendisine atfedilen beyanın doğruluğu incelenmelidir. Dijital kopyanın kullanımına ilişkin iznin kapsamı da ayrıca değerlendirilmelidir. İzin bulunması ile reklam mesajının gerçeğe uygun olması birbirinden ayrı konulardır.
Kullanım izni ve kişisel verilerin korunması ayrı ayrı değerlendirilmeli
Bir kişinin yüzünün, sesinin veya görüntüsünün reklamda kullanılması, kişilik hakları bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 24. ve 25. maddelerini gündeme getirebilir. Bu değerlendirme yalnızca tanınmış kişiler için geçerli değildir. Fotoğrafın veya ses kaydının internette erişilebilir olması, ticari reklamda kullanılmasına sınırsız izin verildiği anlamına gelmez.
İçerik üretmek amacıyla kişiye ait verilerin bir yapay zekâ sistemine yüklenmesi de ayrıca incelenmelidir. Veri işlemenin hukuki dayanağı, aydınlatma yükümlülüğü, veri güvenliği ve varsa yurt dışına aktarım koşulları bu incelemenin parçalarıdır. Görüntünün reklamda kullanılmasına verilen izin, bu yükümlülüklerin tümünün karşılandığı anlamına gelmez.
Reklam yayımlanmadan önce neler kontrol edilmeli?
Reklam verenin ve ajansın, reklamın son hâlini ve farklı mecralar için hazırlanan kısa sürümlerini birlikte incelemesi yararlı olacaktır. Bu kapsamda aşağıdaki hususların kontrol edilmesi önerilir:
- Kullanılan karakterin tamamen kurgusal mı olduğu, yoksa gerçek bir kişinin dijital kopyası mı olduğu.
- Ürün iddiaları ile deneyim ve tavsiye ifadelerinin gerçeğe uygunluğu.
- Yapay zekâ kullanımına ilişkin açıklamanın gerekli olup olmadığı ve uygun biçimde sunulup sunulmadığı.
- Görüntü, ses ve diğer materyallere ilişkin izinlerin kapsamı.
- Kişisel verilerin işlenmesi ve varsa yurt dışına aktarılması için gereken koşulların karşılanıp karşılanmadığı.
İddiaların dayanaklarının ve kullanım izinlerinin kayıt altında tutulması da incelemeyi kolaylaştırır. Ajans sözleşmesinde sorumluluğun nasıl paylaştırıldığının düzenlenmesi, reklamın içeriğine yönelik hukuki kontrolün yerine geçmez.
Sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan paylaşımlarda, içeriğin reklam niteliğinin açıklanmasına ilişkin kurallar da ayrıca dikkate alınmalıdır. Yapay zekâ kullanımının açıklanması ile paylaşımın reklam olduğunun belirtilmesi farklı yükümlülüklerdir.
Sıkça sorulan sorular
Yapay zekâ ile üretilmiş her reklam yasak mıdır?
Hayır. Reklamın üretim tekniği, içeriği ve sunuluş biçimi birlikte değerlendirilir. İzin alınması veya açıklama yapılması, aldatıcı bir ürün iddiasını hukuka uygun hâle getirmez. Gerçek bir insanı taklit etmeyen çizim karakterlerin kullanıldığı reklamlarda da doğruluk ve dürüstlük kuralları geçerliliğini korur.
Yalnızca etiket eklemek yeterli midir?
Her zaman yeterli değildir. Reklamın bütünü gerçeğe aykırı bir müşteri deneyimi veya kişisel tavsiye izlenimi oluşturuyorsa, yalnızca etiket eklemekle yetinilmemeli; metin, ses ve görseller birlikte gözden geçirilmelidir. Hukuki değerlendirmede kullanılan programın adından çok, ortaya çıkan içeriğin tüketiciye ne anlattığı önem taşır.
Bu içerik yürürlükteki mevzuat hükümleri esas alınarak hazırlanmış, genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilir.
İlgili inceleme: Reklamlarda yapay zekâ kullanımı ve 2026 yönetmelik değişiklikleri.
Kaynakça
- Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği. Resmî Gazete, 10 Ocak 2015, sayı 29232. Güncel metin; özellikle m. 18–21 ve m. 27/12. Mevzuat Bilgi Sistemi / LEXPERA.
- Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik. Resmî Gazete, 1 Temmuz 2026, sayı 33297. Düzenlemeye ilişkin Ticaret Bakanlığı açıklaması.
- T.C. Ticaret Bakanlığı. (1 Temmuz 2026). Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle tüketicilerin korunması.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu. Özellikle m. 24–25. T.C. Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı.
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu. (Kasım 2025). Üretken Yapay Zekâ ve Kişisel Verilerin Korunması Rehberi (15 Soruda), PDF. Yayın No: 113. Özellikle 6–13. sorular.